S.S.S

Apikal rezeksiyon nedir?
Dişlerin kök ucunda gelişen enfeksiyonun giderilmesi için iltihaplı kök ucu ve iltihabın yayıldığı çevre dokuların temizlenmesi için uygulanan bir operasyondur.

Hangi durumlarda apikal rezeksiyon işlemi uygulanır?
Diş kökünün yapısal ve şekilsel bozukluğu nedeniyle kanal tedavisinin yapılamadığı durumlar,
Kanal tedavisi sırasında kanal aleti kırıldığı durumlarda,
Diş kökünde kist oluştuğu durumlarda,
Diş kökünün yapısal ve şekilsel bozukluğu nedeniyle kanal tedavisinin yapılamadığı durumlar,
Diş kökünde kist oluştuğu durumlarda.

Diş Çekimi yaptırdım. Neler yapmalıyım yada neleri yapmamalıyım?
Uyuşukluk geçinceye kadar bir şey yenmemeli,
Dokular ısırılabilinir,
Sıcak banyo yapılmamalı sıcaktan sakınılmalı,
Sigara alkol içilmemeli,
Buz uygulaması önerilir.

Diş Çekimi Sonrasında Yapılması Gereken İşlemler Nelerdir?
Çekim yapılan bölge üzerine yerleştirilen tampon kanamayı durdurmak içindir. Bu nedenle yarım saat süre ile ısırılması gerekmektedir. Bunun yanı sıra 24 saat süre ile çok sıcak yiyecekler, alkol, sigara ve asitli içeceklerin kullanılmamasına özen gösterilmelidir. Çekim sonrasındaki gece yüksekçe bir yastıkla yatılmalı ve kesinlikle ağrı kesici olarak aspirin ve benzeri ilaçlar kullanılmamalı, hekiminizin size önerdiği ilaçlar kullanılmalıdır. Eğer cerrahi bir çekim veya zor bir çekim yapıldı ise, çekim yapılan bölgeye dışarıdan aralıklı olarak buz uygulanmalıdır

Gömük 20 Yaş Dişi Operasyonu Ne Demektir?
Çenelerde yer darlığı, süt dişlerin erken kaybı, dişin üzerini örten mukozanın kalınlığı gibi birçok sebepten dolayı gömük kalan üçüncü azılar hemen her zaman sorun teşkil ederler.Gömük 20 yirmi yaş dişlerinin çekimi pozisyonlarının farklılıkları ve anatomik olarak köklerindeki eğriliklerinden dolayı farklı uygulanır.

Her Yirmi Yaş Dişi Çekilmeli midir?
Ağızda tamamen sürmüş durumda olan yirmi yaş dişleri, rahatça temizlenebilir durumda ve üzerlerinde herhangi bir derin çürük oluşumu yok ise çekilmelerine gerek yoktur. Ancak diş ipi ve fırçası ile rahatça temizlenemeyen, üzerlerinde tedavi edilmeyecek durumda çürüğü olan ve yanağa veya dile doğru sürüp kişinin istemsiz olarak yanağını, dilini ısırmasına yol açar durumda olan yirmi yaş dişleri çekilebilir.

Kimlere implant tedavisi uygulanmaktadır?
Normal yara iyileşmesi olan bireylere,
Ağız hijyeni sağlayabilecek bireylere,
Yeterli miktarda ya da yeterli miktara ulaştırılabilecek kemik yapısına sahip bireylere,
İmplant yapımı için sistemik engeli olmayan kişilere implant uygulanabilinir.

İmplant tedavisinde alt yaş sınırı bulunmakta mıdır?
Bir bireye implant uygulanabilmesi için bireyin kemik gelişiminin tamamlanmış olması gerekmektedir. Kızlar da 16-17, erkekler de yaklaşık 18 yaşında kemik gelişimi tamamlanır. Dolayısıyla bu yaşlardan önce implant uygulanamaz, bu yaşlardan sonra ise uygulanabilinir. Üst sınır yoktur. Yetişkinlerde istenilen her yaşta uygulanabilinir.

Hangi durumlarda implant uygulaması yapılabilir?
Dişsiz alt ve üst çenelerde: Kemik erimesi nedeniyle protezler de hareketlenme başlamışsa ve tutuculuk azalmışsa, implant destekli protezler uygulanabilir.
Büyük azı dişlerinin kaybında, arka bölge dişsiz sonlanıyor ise ve hasta da takıp çıkarılan protezleri kullanmak istenmiyorsa, implantlar yerleştirilerek sabit porselen köprü yapılabilir.
Tek diş eksikliklerinde önde ve arkadaki dişleri korumak amaçlı: Diş eksikliği olan bireye kemik içine implant yerleştirilip daha sonra üst porselen yapısı yerleştirilir.
Uzun dişsiz boşluklara köprü ayağı olarak implantlar yerleştirilir ve daha sonra köprü yapılır.

Hangi durumlarda implant uygulamasının yapılması uygun görülmez?
Çenedeki kemik yapısı uygun değilse ve anatomik oluşumlara (sinir, sinüs )zarar verme riski varsa implant yerleştirilmez.
Kalp rahatsızlığı olan bireylerde doktoru ile konsültasyona gidilmeden implant uygulanmamalıdır.
Kanama –pıhtılaşma sorunu yaşayan hastalarda önlemler alınmadan, sorun giderilmeden implant yerleştirilmemelidir.
Kontrol altında olmayan Diabet (şeker) hastalarında, şeker oranı düzenlenmeden, doktoruyla görüşme yapılmadan implant yerleştirilmemelidir.
Hastanın sosyo-ekonomik durumu tedaviyi tolere edecek durumda değil ise implant uygulanmamalıdır.
Oral hijyeni sağlayamayacak hastalarda implant uygulanmamalıdır.

İmplant uygulamalarının diğer tedavilerden farkı nedir?
İmplant destekli restorasyon komşu dişten tamamen bağımsızdır. Böylece komşu dişler doğal haliyle kalır, kesilip küçültülmesine gerek duyulmaz.

İmplant tedavisinin yapım aşamaları nelerdir?
Muayene: Klinik ve sistemik muayene yapılır. Hastanın medikal geçmişi incelenir. İmplant tedavisi için uygun olup olmadığı incelenir.
İmplantlar cerrahi müdahale ile yerleştirilir.
İyileşme safhası: İmplantın kemikle kaynaşması (osseointegrasyon) için alt çenede en az 2 ay, üst çenede ise 3 ay beklemek gerekir
İmplantla ağız ortamı birleştirilir, implant üzerindeki mukoza açılıp iyileşme başlığı takılır. Dişeti iyileşmesi için 7 gün beklenir.
Porselen veya zirkonyum üst yapısı yerleştirilir.

İmplant uygulamaları nasıl başarılı olur?
Genel sağlığı iyi olan, iyileşme potansiyeli düzgün olan, ağız hijyenine dikkat eden hastalarda, uygun tanı ve tedavi uygulandığında başarılı olur.

TME bozukluklarının belirtileri nelerdir?
Ağız açma sırasında ağrı,
Ağız açıp kapatırken gıcırdama, klik, tıkırtı sesi,
Ağız açmada kısıtlılık veya kilitlenme,
Boyunda ağrı veya sertlik,
Baş ağrısı (Migren ağrısı ile karıştırılır),
Çiğneme sırasında ağrı,
Yüzde ağrı,
Dişleri birbiri üstüne kapatırken ağrı,
Çiğneme sırasında çenede yorgunluk hissi,
Genellikle sabahları kalkınca çeneyi açmada güçlük ve ağrı,
Esnemede zorluk,
Kulak ağrıları,
Kulaklarda çınlama, gürleme benzeri sesler,
Üst ve alt dişlerimizin birleşme şeklinde ani değişiklik,
Yüz kaslarındaki hiperplaziye bağlı olabilecek yüzde asimetri,
Ağız açma sırasında çenede deviasyon (kayma),
Kulakta tıkanma hissi ve basınç,
TME'de diskin deplasmanı ya da kondil ve diskte dejeneratif değişiklikler de oluşabilir
TME'deki klinik semptomlardaki farklılıklar her zaman disk deplasmanı olarak açıklanamaz.
Çiğneme kaslarının disfonksiyonu da hesaba katılmalıdır.

Alt Çene Eklemi Fonksiyon Bozukluklarının Nedenleri Nelerdir?
Çenelere ya da eklem bölgesine gelen direkt travma (kaza ya da darbe sonucu),
Tek taraflı çiğneme alışkanlığı,
Diş eksiklikleri,
Diş sıkma ve gıcırdatma,
Stres, depresyon vs.,
Fizyolojik olmayan diş kapanışı,
Eklemin gelişimsel defektleri (hipoplaziler vs.),
Dejeneratif eklem rahatsızlıkları, osteoartritis, artrozis,
Otoimmün hastalıklar, romatoid artrit, lupus,

Muayene Yöntemleri Nelerdir?
Dişler ve kapanış sisteminin muayenesi,
Çiğneme kaslarının muayenesi,
Çene ekleminin muayenesi.

Çene Eklemi Rahatsızlıklarının Belirtileri Nelerdir?
Baş Ağrısı,
Kulak Ağrısı,
Çene Eklemi Ağrısı,
Boyun Ağrısı,
Çene Eklemi Sesleri,
Kısıtlı Ağız Açıklığı,
Alt Çene Deviasyonu.

Endodonti Nedir?
Dişin iç kısmında, dış dokuların beslenmesinde ve korunmasında önemli görevi olan sinirler (pulpa dokusu) vardır. Pulpa dişin kuron kısmından başlayıp kök ucuna kadar ilerler. Bu dokulardan kaynaklanan hastalıkların tedavisi ile ilgilenen bilim dalı endodontidir.

Pulpa Dokusu Nasıl İltihaplanır Ve Tedavisi Nasıl Yapılır?
Dişlerde bulunan tedavi edilmemiş derin dentin çürükleri ve dişlere gelen şiddetli darbeler nedeniyle dişin pulpa dokusu iltihaplanabilir. Bu iltihaplanma sonrasında dişte kendiliğinden başlayan çok şiddetli ağrılar olabildiği gibi, bu nedenle pulpa dokusu canlılığını da yitirebilir. Bu tür durumlarda “kanal tedavisi” uygulanır. Bu tedavinin amacı, iltihaplanan pulpa dokusunun uzaklaştırılmasından sonra, orada kalan boşluğun, doku dostu maddelerle doldurulmasıdır. “Kanal Tedavisi” lokal anestezi altında yapılan bir tedavi şeklidir.

Kanal Tedavisi Yapılacak Olan Dişlerde Oluşan Belirtiler Nelerdir?
Dişte renk değişikliği, soğuk veya sıcağa karşı aşırı derecede duyarlılık, kendiliğinden özellikle gece başlayan ağrı ve yüzde apse nedeniyle oluşan şişlik, pulpa dokusunda bir problem olduğunu gösteren klinik belirtilerdir.

Kanal Tedavisi Görmüş Dişler Renk Değiştirir mi?
Travma veya kanal tedavisinin bir sonucu olarak dişler kahverengi, pembe veya gri renk alabilirler.

Dişlerdeki Renk Değişikliği Giderilebilir mi?
Renk bozukluğunun nedeni travma ise dişe önce kanal tedavisi yapılır daha sonra beyazlatma işlemi uygulanır. Renk değişikliği kanal tedavisinden sonra ortaya çıkmış ise diş röntgen çekilerek incelenir. Eğer kanal tedavisinden sorun yoksa beyazlatma yapılır, aksi taktirde önce kanal tedavisi yenilenir daha sonra beyazlatma yapılır.

Diş Siniri Nasıl İltihaplanır?
Her insanın ağız boşluğunda bakteriler vardır. İstenmeyen şartlar oluşmadıkça zarar vermezler. Bakteriler aldığımız birçok gıda ile birleşerek ağzımızda asitlerin oluşmasını sağlarlar. Bu oluşan asitler ağzdan uzaklaştırılmadığı takdirde, bu maddeler mineye zarar verir ve mine tabakasında çürük oluşmasına neden olurlar. Minede oluşan çürükler ileri safhalarda, mine tabakasının altındaki dentin tabakasına geçerler. Dentin tabakası ağrıya sebep olur sonrasında oluşan çürük giderilmediği zaman bu kez mikroorganizmalar pulpaya doğru hareketlenirler. Bu sırada pulpa kendini korumak için çeşitli yolları devreye sokar, bu da ağrıya sebep olur.
Giderilmesi için herhangi bir müdahale edilmediği durumlarda bir müddet sonra mikroorganizmalar pulpa içindeki damar ve sinirleri harap ederek iltihabın oluşmasına sebep olur.Pulpada iltihabın oluşmasının bir başka yolu da travmalardır. Dişe gelen bir darbe, kök ucundan dişin köküne giren damar ve sinirlerin kopmasına, böylece dişin canlılığını yitirmesine neden olabilir. Bu durumda herhangi bir yolla mikroorganizmaların eklenmesi pulpanın iltihabına neden olur. Pulpanın enfekte olmasının bir başka yolu da, diş çevresinde uzun süreli periodontal (diş eti ve çevresi) hastalığın bulunmasıdır.

Protez Nedir?
Halk arasında kaplama veya takma diş olarak adlandırılan protezler çeşitli nedenlerle kaybedilmiş dişlerin yerine ya da estetik bozuklukların giderilmesi için, kişinin çiğneme, konuşma fonksiyonlarını gerçekleştirebilmesi için yapılan yapay dişlerdir.
Ağız içindeki çürükler, dişlerde aşırı harabiyete neden olmuş ve dişlerin dolgu yapılamayacak duruma gelmesine sebep olmuşsa sağlam ana dişi kurtarmak adına porselen kaplama yapılabilir.

Protez uygulamalarındaki amaç nedir?
Protez uygulamalarındaki amaç kişinin yüzü ile uyumlu, doğala en yakın çiğneme ve konuşma işlevini yerine getirebilecek yapay dişler yapmaktır.

Porselen kaplama kimlere yapılabilir?
Herhangi bir nedenden dolayı dişini ya da dişlerini kaybetmiş
Kırık, renklenmiş ya da şekli değişmiş dişlere sahip
Ortodonti tedavisi görmek istemeyen
18 yaşından büyük herkese porselen kaplama uygulanabilir.

Metal destekli porselen kaplama nedir?
Metal destekli porselen kaplamalar adından da anlaşılabileceği gibi, yapım aşamasında porselenin altına metal alaşım konularak yapılırlar. Diş dokusuna uygun, gerekli dayanıklılığa sahip Krom-Kobalt ya da Krom-Nikel alaşım kullanılarak yapılan metal destekli kaplamalarda, metal üzerine yerleştirilen porselen altında bulunan metalden etkilenir. Alt yapıdaki metal, ışığı geçirmediği için mat bir görünüm ve diş eti hizasında da koyu renkte bir hat oluşturur. Bu sebeple ön bölgedeki dişlere uygulanması estetik görünüm sağlayamaz.

Zirkonyum destekli porselen nedir?
Zirkonyum destekli porselen kaplamalar, alt yapı olarak metal yerine beyaz renge sahip olan zirkonyum alaşım kullanılan protezlerdir.

Zirkonyum destekli porselen kaplamaların, metal destekli kaplamalardan farkı nedir?
Zirkonyum kaplamalar,
Doğal dişe çok yakın görünüme sahiptir.
Işığı yansıtır.
Alt yapı olarak beyaz renkli alaşım kullanılır.
İnsan vücudu ile uyumludur, alerjik reaksiyon göstermez.
Full porselen kaplamalar nedir?
Güçlendirilmiş porselenden yapılırlar. Adından anlaşıldığı gibi alt yapıda metal ya da herhangi bir başka madde kullanılmamaktadır. Diğer porselen kaplamalara oranla daha yüksek maliyetlidir.

Laminate kaplama (Laminat Vener) Nedir?
Yaprak porselen de denilen, Laminate estetik sorunları olan ön dişlerde, porselenden hazırlanan tabakanın dişlerin ön yüzlerine yapıştırılması ile yapılan estetik bir uygulamadır. Porselenden yapılan bu kaplamalar ince, yarı geçirgen bir tabakadır. Mevcut bir diş üzerine hassasiyetle hazırlanıp yerleştirilirler. Diş yüzeyinden çok ince bir tabaka kaldırılarak uygulanır. Çok incedir ve metal içermez.

Laminate kaplama kimlere yapılabilir?
Estetik olarak dişlerinin görünümünden memnun olmayan,
Ortodontik tedavi olmak istemeyen,
Ön bölge dişlerinde kırık ya da ayrıklık olan
Ön bölge dişlerinde renkleşme olan kişilere uygulanabilir.

Laminate’lar uzun ömürlü müdür? Dayanıklı mıdır?
Yaprak porselen yaptırdıktan sonra uzun süre kullanmak için, ağız bakımına dikkat edilmelidir. Ayrıca çok sert gıdalar ısırılmamalı ve tırnak yeme gibi alışkanlıkların olmaması gerekmektedir.

Porselen kuron –köprü (kaplamalar) ne kadar sürede hazırlanır? Aşamalarını nelerdir?
Muayene yapıldıktan ve tedavinize kara verildikten sonra ilk aşama ağız ve diş yapısının ölçüsü alınır. Porselen kaplama yapılacak dişler üzerine kaplama yerleştirilebilmesi için kesilerek küçültülür. Alınan ölçü protez laboratuvarına gönderilerek, prova için alt yapı beklenir. Alt yapı ile ilgili provalar (diş eti uyumu, yükseklik kontrolü) yapıldıktan estetik prova aşamasına geçilir. Hastanın teni ve yüzü ile uyumlu diş renk seçimi de yapıldıktan sonra son prova gerçekleştirilir. İstenilen sonuç elde edildiğinde simantasyon denilen yapıştırma işlemi yapılarak süreç tamamlanır. Bu süreç yaklaşık 10-15 günlük bir zamanı kapsamaktadır.

Porselen kaplamaların ömrü ne kadardır?
Porselen kaplamaların bir ömrü vardır. Yapılan porselen kaplamalar yaklaşık 10 yıl kadar sorunsuz olarak kullanılabilir. İyi bir ağız bakımı ile bu kaplamaların ömrü uzayabilir.
Eskimiş porselen kaplamalar ağız kokusuna, diş eti çekilmesine ve bu rahatsızlığın sonucunda diş kayıplarına sebep olabilir.

Porselen kaplamaların bakımı nasıl yapılmalıdır?
Çeşitli sebeplerden dolayı bir çok insan kaplama, köprü vs denilen diş protezlerini kullanmaktadır. Protez kullanımı, ağız ve diş bakımına daha az dikkat edileceği anlamına gelmemektedir. Halk arasında protezlerin gerçek dişler kadar bakıma ihtiyacı olmadığı yaygın bir kanı olsa da, protez yüzeyinin dişin mine tabakasından daha tutucudur, yani protezlerin yüzeyinde daha çok plak oluşumuna rastlanmaktadır. Oysaki düzenli ve etkili bir şekilde temizlenen protezlerin ömrü daha uzun olmaktadır ve ağız içi hijyeni için önemlidir.

Protez bakımları düzenli olarak yapılmazsa,
Ağız kokusu
Diş eti rahatsızlıkları
Çürük
Protez üzerinde leke
Ağızda enfeksiyon gibi bir çok rahatsızlıkla karşılanabilir.

Dudak-damak yarığına sahip bebek hastalar için ne yapılmalıdır?
Dudak damak yarığı genellikle burnun gelişimini ve şeklini de olumsuz etkiler. Yapılacak beslenme plağına eklenecek burun şekillendirici uzantılar, burun deliklerinin uygun şeklini almasını sağlar.
Dudak damak yarığı anomalisi ile doğan bebek, ilk 24 saat içerisinde bir ortodonti uzmanına sevk edilmelidir. Ortodonti uzmanları, bu bebeklerin gelişim süreçleriyle ilgili detaylı bir eğitim sürecinden geçmişlerdir. İlk olarak beslenme plaklarının yapılması ve bebeğin beslenmesi sağlanmalıdır.
Her anomali tipine göre özel yapılan plaklar, damak yarıklarının büyümeyle birlikte yavaş yavaş kapanmasını sağlar.
Düzenli aralıklarla değiştirilen beslenme plakları ile hem bebeğin kilo alması sağlanır hem de bebekte konuşma refleksinin de gelişmesini sağlanır.

Ortodontinin rutin tedavileri dışında tedavi kapsamına giren özel durumlar nelerdir?
Dudak- damak yarığı, izole ya da bir sendromla beraber görülen konjenital bir anomalidir. Bu anomaliyi oluşturan etyolojik faktörler arasında genetik, radyasyon, ilaç kullanımı, diabetik anne, beslenme yetersizliği, akraba evliliği, anne-baba yaş farkının çok olması sayılabilir.
Dudak ve damak yarıkları, bebeklerde genellikle üst çenenin ya da dudağın tam olarak birleşmemesiyle ortaya çıkan bir anomalidir. Dudak yarığının damak yarığı ile birlikte veya tek başına görülme sıklığı 1000 doğumda 1; damak yarığının tek başına görülme sıklığı ise 2500 doğumda 1 dir. Damak yarığı ile birlikte ya da tek başına görülen dudak yarığında genetik özelliklerin, tek başına damak yarığı vakalarından daha büyük bir rol oynadığı sanılmaktadır. Yarık dudak ve damak oluşmasının kesin bir nedeni olmamakla birlikte, genetik faktörler, çevresel faktörler, gebelik sırasında annenin ilaç kullanımı, anneye ait hastalıklar, annenin sigara ve alkol alışkanlığı, infeksiyon, folik asit ve B vitamini eksikliği bu duruma yol açabilir. Yarık dudak ve damaklı doğan bebeklerin bir kısmında yarık dudak ve damak dışında vücutlarında başka bir takım doğumsal anomaliler de görülebilir. Bu nedenle yarık dudak ve damak kusuru ile doğan bebekler, doğduktan sonra ayrıntılı bir genel muayene edilir.
Dudak yarıkları, dudakta basit bir çentiklenme şeklinde çok hafif olabildiği gibi, burun deliğinin içine dek uzanan tam bir yarık şeklinde de olabilir. Bazen yarık, diş etinin kemiğini de içine alabilir. Dudak yarıkları tek taraflı da olabilir, çift taraflı da olabilir. Damak yarıkları ise küçük dilden başlar ve öne doğru uzanır. Bazen sadece yumuşak damakta yarık olabilir, bazen ise tam olarak öne kadar uzanarak sert damağı da içine alabilir, hatta dudağa kadar da uzanabilir.
Bu anomali ile doğan bebeklerin en önemli sorunu beslenmedir. Bebeklerde yutkunma refleksi ilk 24 saat içerisinde gelişir. Damak yapısı düzgün olmayan bebeklerde yutkunma refleksi gelişmez, meme ya da biberonla verilen süt ise burundan gelir, daha da tehlikelisi akciğerlere kaçarak ölümcül tehlike doğurabilir. Bu bebekler beslenirken, verilen sütün solunum yollarına ve östaki borusuna kaçmadan direk olarak midesine gidebilmesi için, bebek beslenirken yarı dik pozisyonda tutulmalıdır.
Bebek yatar durumda iken beslendiğinde, verilen süt, östaki borusuna kaçarak kulak iltihaplanmasına yol açabilir. Bebek beslenirken başı midesinden daha yukarıda kalacak şekilde tutulmalıdır. Dudak- damak yarıkları tedavisi multidisipliner şekilde plastik cerrah, ortodonti uzmanı, konuşma terapisti ve çocuk psikoloji-psikiyatri uzmanları tarafından gerçekleştirilir.

Tellerinin görünmesini istemeyen erişkin hastalar için tedavi seçenekleri nelerdir?
Estetik Braketler
Diş renginde olup dışarıdan bakıldığında gri renkli bir görünümü olmayan ve çok göze çarpmayan materyallerdir.

Lingual Tedavi
Sabit tedavi yöntemlerinden biridir. Kullanılan dişlerin üzerine yapıştırılan sabit apareylerin, dudak tarafında değil dil tarafında olmasıdır. Böylelikle dişlerin üzerinde hiçbir şey görünmez.
Bu tedavi yönteminde tedavi süresi, vestibülden uygulanan sabit tedavilere göre biraz daha uzun sürmekte olup, hastaların karşılaştığı en büyük problem konuşma bozukluğudur. Apareyler dil tarafında olduğundan, sesler çıkarken bu apareylere çarparak çıkacağı için ‘’t’’ ‘’s’’ ‘’d’’ gibi bazı harflerin fonasyonu çok güç olacaktır. Ayrıca dil ucunda hafif tahrişler de olabilmektedir. Hastaların bunlara alışması 6 aylık bir süreyi kapsayabilmektedir. Bu yöntem diğerlerine göre biraz daha maliyetli bir yöntemdir.

Invisalign veya Clear Align
İngilizce de ‘’İnvisible braces’’ gözükmeyen diş telleri (braketler) olarak adlandırılan gözükmeyen şeffaf damaklıklarla dişlerdeki çapraşıklığın düzeltildiği tedavi şeklidir. Bu yöntem diş teli taktırmadan dişlerindeki çapraşıklıkları düzeltir. Bu yöntemde hastanın ölçüsü alınır ve ölçülere uygun dişlerin hareketini sağlayacak şeffaf plaklar (düzelticiler) üç boyutlu özel bilgisayarlı sistemler ile hazırlanır. Dişlerin düzgün sıralanmasını sağlayacak bu düzelticiler, belli aralıklarla yenilenir. Sabit diş teli kullanılmaz, takıp çıkarılabilen apareylerdir. Apareylerin düzenli aralıklarla takılması gerekmektedir.

Ortodontik Tedavi İle Hangi Problemler Düzeltilebilir?
Dişleri ve çeneleri ilgilendiren her türlü anomali düzeltilebilir.

Ortognatik Cerrahi Tedavi Nedir?
Çenelerin ve dişlerin Ortodontik tedaviye ilaveten cerrahi olarak düzeltilmesidir. Eğer hasta erişkin dönemdeyse (büyüme gelişim bitmişse) ve alt-üst çeneler arası uyumsuzluk yalnızca diş çekimi yaparak düzeltilemeyecek kadar şiddetliyse, ortognatik cerrahi uygulanması gerekir.
Ortognatik cerrahi tedavisi için plastik cerrah, ortodontist ve diş hekiminin kooperasyon içinde olması gereklidir. Tedavi ekibindeki her doktorun, doğru tanı koyması, tedavi planını ve gerekli tedavileri yapması, gerekli durumlarda diğer branşlardaki doktorlarla iletişim halinde olması gereklidir.
Malokluzyonun tipine göre 6ay-1yıl arası cerrahi öncesi bir sabit ortodontik tedavi sonrasında ameliyat olunur ve operasyon sonrasında ortalama 4-6 ay kadar daha sabit ortodontik tedavi sürer ve hastanın aktif tedavisi sonlandırılır.

Ortodonti de Tedavi Seçenekleri Nelerdir?
Hareketli tedavi apareyleri
Sabit Tedavi Apareyleri
Dişlerin üzerine vestibül (dudak ) tarafı veya lingual (dil) tarafına sabit apareyler uygulamak suretiyle dişlerdeki konum bozukluklarının giderilmesi için uygulanan tedavi yöntemleridir. Hastanın yaşına, malokluzyonun tipine göre, daimi diş çekimli veya çekimsiz tedavi alternatifleri kişiye özel olarak uygulanmaktadır. Sabit apareyler metal veya şeffaf olarak iki ana gruba ayrılmaktadır;
Metal Braketler; Bilinen en eski ortodontik tedavi apareyleridir. Paslanmaz çelik materyallerdir. Metal olduklarından dişler üzerinde metal renginde gri bir görüntü oluşturmaktadırlar.
Self-ligating Braketler; Kapaklı braketler olup braket içerisine yerleştirilen telin tutuculuğu braket üzerinde bulunan kapaklar ile olmaktadır. Bu sistemlerle yapılan tedavilerde, 1- 1.5 aylık kontrol süreleri daha uzayabilmektedir. Sürtünmesiz sistemli braketler de bulunmaktadır.
İlk Ortodonti muayenesi ne zaman olmalıdır?
Çocukların 10 yaşından önce ortodontik muayenesi önerilir. O yaşlarda yeterince kalıcı diş çıktığından, olası sorunları görmek mümkündür.
7-8 yaşlarındaki çocuklarda ise büyüme ve gelişimi bozabilecek sorunların erkenden saptanabilmesi için ortodontik muayene önerilir. Bazı durumlarda da sorun erkenden belirlendiği halde, ortodonti uzmanı çocuğu belirli aralıklarla kontrole çağırarak tedavi için en uygun zamanı bekleyebilir.
Ortodontik tedaviye erken yaşta başlanması durumunda, çocuklar büyürken genişleme aletleri damağın genişliğini ayarlamak için modifiye edilebilir ve dişler daha düzgün çıkar.

Diş röntgenleri zarar verir mi?
Diş röntgenlerinin, çocukların sağlığına verebileceği risk minimaldir. Kurşun önlük giydirilerek radyasyon miktarı minimale indirilir.

Çocuğumu ilk diş muayenesi için ne zaman getirmeliyim?
Çocukların diş problemlerini önleyebilmek için 1 yaşını doldurmadan önce, ilk dişi sürdüğü zaman diş hekimine kontrolü önerilir.

Süt dişleri çocuğum için gerçekten önemli midir?
Süt dişleri birçok nedenden ötürü önem taşır. Çocuğun düzgün şekilde konuşmasını ve çiğnemesini sağlarlar, ayrıca kalıcı dişlerin sürmesine rehberlik ederler. Tedavi edilmeyen süt dişi çürükleri, ağrı, kötü koku, çiğneme zorluğu, beslenme bozukluğu ve çirkin görüntüye yol açar. Bu dönemdeki tedavi edilmeyen diş bozuklukları, ilerde diş çarpıklığı, çene gelişiminde bozukluk ve genel sağlık problemlerine (romatizmadan kalp rahatsızlıklarına kadar) sebep olabilir. Dolayısıyla süt dişlerindeki çürükler, "nasıl olsa yerine yenileri gelecek" yanılgısına düşmeden tedavi edilmelidir.
Süt dişlerindeki çürükler; ağrı ile çocuğun çok küçük yaşlarda tanışmasına ve gelecekte bazı fobileri olmasına neden olabilir. Ayrıca bu çürükler süt dişlerinin çok erken kaybına neden olabilir.

Çocuğumun diş ağrısı varsa ne yapmalıyım?
Ağrıyan dişin çevresi temizlenir. Ilık tuzlu su ile gargara yaptırılır ve eğer varsa sıkışmış yiyecek artıklarını diş ipi ile uzaklaştırılır. Dişin üzerine aspirin ya da benzeri ilaçlar konulmaz. Daha önce de denenmiş olunan bir ağrı kesici verilebilir ve en kısa sürede bir diş hekimine götürülür.

Emzirme döneminde çocuğumu diş çürüklerinden nasıl koruyabilirim?
Bebekler uyurken emzirilmemeli, biberonla uyuma alışkanlığı önlenmelidir. Bebeklere, besledikten sonra su içirilmelidir. Ayrıca dişlerin nasıl fırçalanması gerektiği öğretilmelidir. Bebeğin ağzında ilk süt dişleri çıkmaya başladığında temiz bir tülbent veya gazlı bez yardımıyla beslenme sonrasında dişleri temizlenmelidir. 1.5-2 yaşlarına geldiğinde küçük bir fırça yardımıyla dişleri fırçalanabilir. Çocuğun diş ve diş etlerini kontrol ettirmek için pedodontist muayenesi gerekmektedir. Çocukların ilk diş hekimi kontrolü 1 yaşından önce olmalıdır.

Fissür örtücü nedir?
Dişlerin çiğneyici yüzeylerindeki girinti ve çıkıntılara pit ve fissür adı verilir. Bu anatomik oluşumlar dar, ince ve derin yapılarından dolayı çoğunlukla diş fırçasının ulaşamadığı bölgelerdir. Etkili temizlenememelerinden dolayı bakterilerin de etkisi ile dişlerin bu bölgelerinde kolaylıkla çürük başlar. Pit ve fissür örtücüler, akıcı kıvamda dolgu malzemeleri olup bu bölgeleri kapatırlar ve dolayısı ile dişler çürükten korunmuş olur.

Diş macunu kullanmaya ne zaman başlanmalıdır ve miktarı ne olmalıdır?
Çocuklar diş macunu ile 2-3 yaş civarında tanıştırılmalıdır. Bu yaşlardan önce çocukların dişleri su ve diş fırçası kullanarak temizlenmelidir. Diş macunu kullanılmaya başlandığı zaman özellikle çocuklar için üretilenler tercih edilmeli ve çok az miktarda (Amerikan Pediatrik Diş Hekimliği Akademisi bu miktarı küçük bir bezelye tanesi büyüklüğü olarak tarif etmektedir) kullanılmalıdır. Çocukların dişleri fırçalanırken, diş macununu tükürmeye teşvik edilmeli, yutmasına izin verilmemelidir.

Pedodontistler diş hekimi korkusunu önlemede nasıl yardımcı olurlar?
Pedodontistler çocukların korkmadan diş tedavilerini yaptırması için eğitim görmüşlerdir. 3 yaşından küçük çocukların diş hekimi randevularında anksiyete yaşamaları normaldir.

Çocuğumun dişlerini temizlemek için ne kullanmalıyım?
Diş fırçası yardımıyla çürüğe neden olan bakterilerin ortadan kaldırılmasını sağlanabilir. En azından günde bir kez çocuğu yatırmadan önce, küçük başlı yumuşak bir diş fırçasıyla tercihen çocuk diş fırçalarıyla bu işlem gerçekleştirilmelidir.